|
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 1. Yasama Yılı
79. Birleşim 14/Mayıs /2003 Çarşamba
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım, benim söylemem nedeniyle bir sataşma söz konusu değil; ama, arkadaşımızın, çok açık, net bir sataşması söz konusu. Burada, Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti, Cumhuriyet Halk Partisinin tutumu gibi, doğrudan Grubumuzu hedef alan suçlamalarda bulunuldu. Elbette, biz, buna, cevap vermek durumundayız.
Biraz önce, bir değerli milletvekilimizin, sizi kastetmeden, isim vermeden, demokrasiyle ilgili bir nitelemesine büyük tepki gösterdiniz.
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) - Nasıl isim vermedi...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Ama, burada, açık seçik, Cumhuriyet Halk Partisine sataşma olduğu zaman, Başkanın bu konuda, bizim bir cevap hakkımızı kullandırmasını da çok görmemeniz lazım, eğer, demokrasiye gerçekten saygınız varsa.
Değerli arkadaşlarım, burada, sık sık şu nitelemeyi yapıyorsunuz: Cumhuriyet Halk Partisi işverenlere karşı, Cumhuriyet Halk Partisi sermayeye karşı.
Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisinin, hangi sermayeye karşı, hangi işverene karşı olduğu, burada, sözcülerimiz tarafından ifade ediliyor. Daha önce ben de söyledim, arkadaşlarımız da söyledi, Cumhuriyet Halk Partisi, vergisini ödeyen, işçisinin hakkını ödeyen, bu ülkeye katma değer yaratan bütün işverenlere saygılıdır; ama, bu ülkenin kaynaklarını hortumlayan, hayalî ihracat yapan, naylon fatura ticareti yapan, işçisinin hakkını vermeyen, çeşitli bahanelerle işçisini kapının önüne koyup çoluğuyla çocuğuyla perişan eden işverene Cumhuriyet Halk Partisi karşıdır ve sonuna kadar da karşı olmaya devam edecektir. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından "biz de karşıyız" sesleri) Bizim, bu konudaki bakışımızın esası budur.
Şimdi, bunun böyle olduğu çok açık olmakla beraber, arkadaşlarımız, haftalardır müzakere ettiğimiz bu iş kanununun, aslında, çalışanların aleyhine çok önemli hükümler ihtiva ettiğini, içerdiğini bildikleri için, bunun huzursuzluğuyla, hemen bir yolunu bulup Cumhuriyet Halk Partisine sataşmaya kalkıyorlar. Bu, hiç hoş değil; bu, kesinlikle doğru değil.
Değerli arkadaşlarım, kayıtdışılığı da bu kadar savunmak, hiç kimseye...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
(AK Parti sıralarından "anlaşıldı" sesleri)
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bırakın da Başkan yönetsin; anlaşılıp anlaşılmadığına Başkan karar versin. Öyle bir sabırsızsınız ki, burada sabırla haftalardır oturuyoruz, dinliyoruz; kalkıyorsunuz eleştiriyorsunuz "madde üzerinde konuşun" diyorsunuz; ama, hiçbir sözcünüz hiçbir madde üzerinde konuşmuyor; hepsini burada izliyoruz. Şurada kalktık, belli yanlışları düzeltmeye çalışıyoruz, ona bile tahammül etmek istemiyorsunuz. Eğer, gecenin bu yarısında...
AYHAN ZEYNEP TEKİN (Adana) - Biz de inandık!
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Hanımefendi, inanıp inanmamak size ait değil; ben görüşlerimi söylerim, halkımız dinler, milletvekillerimiz dinler; takdir onlarındır. Ben, hiç kimseden, hele AKP Grubundan alkış filan beklemiyorum, hiçbir milletvekilinden de takdir beklemiyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar [!])
BAŞKAN - Sayın Özyürek, lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.
Değerli arkadaşlarım, eğer, gecenin bu saatinde, sakin, uygar, demokratik bir müzakere yapmak istiyorsak, birbirimize tahammül edeceğiz; yok, gecenin bu saatinde, bir yolunu bulup kavga çıkarmak istiyorsanız, takdir sizindir.
RESUL TOSUN (Tokat) - Onu sizinkileri söyleyin.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Biz, eleştiri hakkımızı sonuna kadar kullanarak, burada, görevimizi yapıyoruz; yanlışları belirtmeye çalışıyoruz, doğruları belirtmeye çalışıyoruz.
Merakınızı gidermek için de hemen ifade edeyim: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, görüşmekte olduğumuz bu maddeye olumlu oy verecektir. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Biz, yararlı olan maddelere olumlu oy veririz; yanlış olan, işçinin hakkını elinden alan, iş güvencesini kaldıran düzenlemelerin de karşısına çıkarız. Bu anlayış içerisinde müzakerelerin yürütülmesini diliyorum.
Sayın Başkana, bana söz hakkı tanıdığı için saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
|