AnasayfaÖzgeçmisimBasındaKitaplarKonuşmalarFotograflar
 

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 1. Yasama Yılı
58. Birleşim 29/Mart /2003 Cumartesi

Şahsı adına, Mersin Milletvekili Sayın Mustafa Özyürek; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Özyürek, süreniz 5 dakikadır.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ben, şahsım adına söz aldım; ama, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili olarak, bu oturumda Sayın Meclis Başkanımızın tutumuyla ilgili olarak, müsamahalarına sığınarak, bir değerlendirme yapmak istiyorum.
Sayın Meclis Başkanımız, biraz önce Sayın Başbakanın konuşması sırasında bazı Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerine ve Grubumuza karşı, son derece sert, kendisinden beklemediğimiz uyarılarda bulundu. Daha önce Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri burada konuşurken -örneğin, ben konuşurken- yine laf atmalar üzerine, Sayın Başkan "atılan her lafı duymayınız, işinize gelenlere cevap veriniz" demişti.
MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta) - Başbakan konuşuyordu o zaman...
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Ne fark eder, Başbakanın farkı mı var?!.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Ama, şimdi, burada, Sayın Meclis Başkanımız, o günkü söylediklerini unuttular ki, kim herhangi bir şekilde laf atmışsa, onu çok acımasız bir şekilde eleştirdiler.
MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta) - Biz, Baykal'ı saygıyla dinledik.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Ben, bu çifte standardı, engin deneyimine ve saygı duyduğumuz tarafsızlığına yakıştıramadığımızı, izinleriyle, söylemek istiyorum.
MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta) - Deniz Baykal konuşurken, laf atmadık; saygıyla dinledik.
BAŞKAN - Lütfen, müdahale etmeyin arkadaşlar.
Buyurun efendim.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, yeni bir tartışmaya meydan vermemek kararıyla buraya geldim; onun için, siz, istediğiniz kadar laf atabilirsiniz; ama, benden cevap alamazsınız.
Değerli arkadaşlarım, yine, Sayın Başbakanımız, burada, belli bir üslupla, bize göre, çok önemli bir dokümanı, bir bütçeyi değerlendirirken, beklemediğimiz sertlikte, Cumhuriyet Halk Partisiyle, muhalefetle, âdeta, bugüne kadar devam etmiş olan uzlaşma ve anlayış havasından rahatsız olmuşçasına ve artık, sizlerle yollarımızı ayırmak istiyoruz tavrıyla, sert konuşmalar yaptı; tabiî, kendi takdirleridir. Bizim grubumuz da kendi takdirlerini kullanacaktır; ama, hakem millettir, hakem halktır, onlar değerlendirmelerini yaparlar.
Sayın Başbakanımız "biz yeni bir dönemi başlattık, yeni bir üslup sergiliyoruz" dediler. Sayın Başbakan, doğal olarak, Meclis çalışmalarını izleme fırsatını bulamadıkları için, böyle bir yeni dönemin açılmadığını göremiyorlar.
Şimdi, geçmiş dönemde, bütçelere Anayasaya aykırı hükümler hep doldurulurdu, buralara gelirdi, hep eleştirilirdi ve Anayasa Mahkemesine gidildiğinde de, Anayasa Mahkemesinden bu hükümler dönerdi. Şimdi, biz beklerdik ki, yeni dönemde ve yeni bir üslup, siyaset üslubu güdülürken, bunlar olmasın, Anayasaya aykırı hükümler, bu bütçede yer almasın. Ne yazık ki, 22 konuda Anayasaya aykırı düzenleme yapılmıştır. Dünkü iktidarlar da bunu yapıyordu, şimdiki iktidar da bunu yapıyor, burada yenilik nerede, üslup farkı nerede; doğrusu, anlayabilmiş değiliz.
Yine, geçmiş dönemlerde, buraya, gece yarısı önergeler gelirdi. Ben, bu Meclisin çalışmalarını her zaman dikkatle izlemiş bir vatandaş olarak, gece yarısı gelen önergelerden her zaman korkmuşumdur. Hani, İsmet Paşa'nın güzel bir sözü vardır "eşkıyanın gece yarısı ne yapacağı belli olmaz" diye; onun için, gece yarısı gelen önergelerle, neyin nasıl değişeceğinin hiç kimse farkına varmadan...
MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Bu Meclis eşkıya değil.
MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Mardin) - Biz eşkıya değiliz Sayın Başkan.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Kimsenin alınmasına lüzum yok değerli arkadaşlarım.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen, müdahale etmeyelim.
Sayın Özyürek, buyurun.
ABDULLAH VELİ SEYDA (Şırnak) - Sözünü geri alsın Sayın Başkan.
V. HAŞİM ORAL (Denizli) - Eşkıya mısınız da alınıyorsunuz.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Kimsenin alınmasına lüzum yok, kimseye eşkıya filan demek niyetinde de değilim; öyle bir şey yapmam, hiç merak etmeyin. Gereksiz alınganlık da göstermeyelim.
Gece yarısı gelen önergeler her zaman tehlikelidir.
Şimdi, burada 51 inci maddede bir düzeltme yapıyoruz. Tabiî, biz, yanlıştan dönülmesini takdirle karşılıyoruz; ama, bu yanlışa niçin düşüldü?..
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özyürek, lütfen konuşmanıza devam edin.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - İzin verirseniz hemen tamamlıyorum Sayın Başkanım.
Özelleştirmelerdeki sözleşmelerin yeniden gözden geçirilmesi gibi akıl almaz bir yetkiyi alan böylesine önemli bir önergeyi, niçin bu bütçe Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken getirmediniz, niçin bütçe hazırlanırken hükümet tarafından akıl edip buraya koymadınız? Belli ki, bunu, buraya, belli çevreler, gece yarısı "acaba, yangından mal kaçırırmış gibi, bir yetkiyi aldırır, daha sonra da, isteğimize uygun düzenlemeleri yaptırabilir miyiz" diye getirmiş.
Şimdi, Sayın Başbakan, eskiden de böyle oluyordu, eski hükümetler de bunu yapıyordu; sizin hükümetiniz de bunu yapıyor! Niye buna ihtiyaç duyuyorsunuz?! "Biz yenilendik, biz yeniyiz" demekle yeni olunmaz değerli arkadaşlarım. Bunu, üslubunuzla, bunu, tavrınızla göstereceksiniz. Eski hükümetlerin yaptığı gibi, Anayasaya aykırı hükümleri bütçeye koymayacaksınız; eski hükümetler gibi, gece yarısı önergeler getirip, sistemi esasından bozmayacaksınız; eski hükümetler gibi, o çıkar grubunun bu çıkar grubunun telkinleriyle gece yarısı önerge vermeyeceksiniz...
Ben, mutlulukla görüyorum ki, yanlış hesap Bağdat'tan dönmüştür; Cumhuriyet Halk Partisinin "yanlış" dediği konulardan hükümet dönmüştür. İnşallah, Sayın Başbakan, bundan böyle Meclis çalışmalarını daha yakından izler, burada, geçmiş hükümetlerden daha farklı uygulamalara fırsat verir, biz de, o zaman, yenilikle ilgili bir değerlendirme yaparız.
Değerli arkadaşlarım, bir diğer önemli nokta, Cumhuriyet Halk Partisinin tarihî bir parti olmasından gelen... Cumhuriyet Halk Partisi tekparti olarak da Türkiye'yi yönetmiştir; ama, Cumhuriyet Halk Partisi, halkımızın ihtiyacı olduğunu bildiği için, Türkiye'ye demokrasiyi de getiren partidir. Sayın Başbakan da, bu partinin o vasfını dikkate almadan "tekparti üslubunu bırakalım" gibi, kendisine yakıştıramadığım uyarılarda bulundu. Sayın Başbakanım, yine, Meclis çalışmalarını izlerseniz, burada, değerli AKP milletvekilleri, âdeta, tekparti gibi, toplumun kabul etmeyeceği, hukukun kabul etmeyeceği, Anayasaya aykırı uygulamaları yapıyorlar; bunu, size, şikâyet olarak söylüyorum.
Nitekim, buradan çıkan kanunların pek çoğu Cumhurbaşkanından dönüyor. Göreceksiniz, bir süre sonra konuşacağız, Anayasa Mahkemesinden dönecek. Bunları, biz, ne Sayın Cumhurbaşkanından bir özel istihbarat alarak ne Anayasa Mahkemesinden herhangi bir kimseyle istişare ederek söylüyoruz; biz, hukuk bilgimizin gereği olarak söylüyoruz, biz, hukukun üstünlüğüne inandığımız için söylüyoruz, yanlış yapmayınız diyoruz. Geçmişte de Anayasaya aykırı kanunlar çıkıyordu, şimdi de çıkıyor. O zaman, fark nerede?!
Biz, Türkiye Cumhuriyeti başbakanlarının başarılı olmasını dileriz; biz, Türkiye Cumhuriyeti başbakanlarının, sadece bir partinin başkanı gibi, sadece kendi kongrelerinde, kurultaylarında konuşuyor gibi konuşmalarını değil, tüm halkı kucaklayacak şekilde, bütün vatandaşlara dönük mesajlar vermesini bekleriz; biz, Sayın Başbakandan, Türkiye'nin bu savaş ortamında binbir sorunu varken, ,1974'te Deniz Baykal şunu söylemişti, Cumhuriyet Halk Partisi 1980'de bunu yapmıştı gibi, polemik kokan... Eğer, bir şey yapacaksak, bir mesajımız varsa, bunları versin Sayın Başbakan; halkımız da alsın, biz de değerlendirelim; ama, sadece, belli eksiklerini, yapamadıklarını kamufle etmek için Cumhuriyet Halk Partisine hücum ederek, Cumhuriyet Halk Partisini dışlayarak ve Cumhuriyet Halk Partisiyle 3 Kasımdan beri oluşmuş bulunan iyi niyet havasını, uzlaşma havasını berhava ederek siyaset yapmak mümkün değildir.
Bunları, daha, Sayın Başbakanın bu Mecliste yaptığı ikinci konuşmasında hatırlatmak durumunda kaldığım için gerçekten üzgünüm.
Bu bütçenin, Türkiye'ye, halkımıza, sizlere ve Sayın Başbakanın bugün yaptığı bütün yanlışlara rağmen Sayın Başbakana da hayırlı olmasını diliyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.