|
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 1. Yasama Yılı
56. Birleşim 26/Mart /2003 Çarşamba
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Şimdi, Sayın Başkan izin verirseniz...
BAŞKAN - Söz hakkınız bakidir... Efendim, buyurun... Ben size zabıtlar geldikten sonra...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Hayır... Hayır...
Sayın Başkan, bu müzakerelerin selameti açısından da bazı görüşlerim var. (AK Parti sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Efendim, bunu tamamlayayım, ondan sonra size söz vereceğim; buyurun.
Değerli arkadaşlar...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Şimdi, Sayın Başkan, burada, biz, iyi niyetle...
MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Sayın Başkan, bu bütçe böyle bitmez...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - ...bütçe görüşmelerine katkıda bulunuyoruz.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Bakan, sanki bütçe görüşmesi yapılmıyor gibi, onun bütçesi değilmiş gibi, kendisine yardımcı olan bir gruba hakaret etmiştir; bu bir. İki, Sayın Genel Başkanımızın sözlerini çarpıtmıştır. Üç, biz grup başkanvekilleri olarak veya Grup olarak ne yapacağımızı Sayın Bakandan öğrenmek durumunda değiliz. Bunu sürekli yapıyor.
Eğer, bu müzakerelerin selametle yürümesini istiyorsanız, bana bu konuda söz vermeniz gerekir; yok, diyorsanız ki, kavga dövüş bu şey çıkmasın... Takdir sizindir ve ben, söz istiyorum Sayın Başkan.
MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Sabaha kadar karşılıklı böyle devam eder Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Özyürek, değerli arkadaşlar; herkes oturacak, bu müzakerelerin niçin uzadığını bir de kendi düşünecek, hepimiz düşüneceğiz. Böyle bir müzakerenin, böyle karşılıklı tartışmaya sebep olan bir üslubun olmasını biz arzu etmiyoruz.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Olmayacak Sayın Başkan; ben, Bakan gibi konuşmayacağım.
BAŞKAN - Sayın Özyürek, samimî olarak, gerçekten, şimdiye kadar iki grup olarak bu bütçenin çok güzel bir şekilde, belirlenen program içerisinde sonuçlanması noktasında gayret sarf edilmiştir; ama, konuşmacılardan bazı arkadaşlarımızın ne yazık ki, bu hassasiyete uymamaları böyle sıkıntılara sebep oluyor.
Sayın Özyürek, ben sizin hassasiyetinizi anlıyorum ve size söz vereceğim. Sizin yapıcı bir konuşmanızı çok kısa olarak bekliyorum.
Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlarım, biz, bu bütçe görüşmelerini ciddiye alıyoruz, toplumun beklediği önemli düzenlemeler olarak değerlendiriyoruz ve gece gündüz, sonucu etkilemeyecek bir çoğunlumuz olmasına rağmen, size katkı sunmaya çalışıyoruz; ama, ne görüyoruz, bütçesi görüşülen bir Sayın Bakan çıkıyor, Grubumuza hakaret ediyor değerli arkadaşlarım. (AK Parti sıralarından "yok öyle bir şey!" sesleri)
Şimdi, izin verir misiniz... İzin verir misiniz...
MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde) - Kim başlattı?!.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Bu, Sayın Bakanın...
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, biraz önce bir şey söyledim...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, eğer burada bir olumlu havayı yakalamak istiyorsak, birbirimize bir tahammül edelim. Bir dinleyin ne söylüyoruz, ne yapıyoruz... Bu Parlamentonun belli bir düzeyde çalışması için sürekli çaba gösteren arkadaşlarınızdan biriyim; ama, siz, bu iyi niyetli çabaları da sonuçsuz hale getirirseniz tatsız şeyler olur. İzin verin, bir iki şeyi söyleyeyim.
Bu üslup, Sayın Bakanın ilk üslubu da değildir; daha önce de, Grubumuza dönük, bizim görevimizi hatırlatan, üst perdeden nasihatler vermiştir. Ben, Sayın Mumcu'nun yaşı kadar bu konularda tecrübesi olan bir arkadaşıyım. (CHP sıralarından alkışlar)
İNCİ GÜLSER ÖZDEMİR (İstanbul) - Akıl yaşta değil, baştadır!
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Şimdi, bu Grubu biz yönetiriz...
BAŞKAN - Bakın, Sayın Özyürek...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Hayır, hayır izin verin...
BAŞKAN - Şimdi, yeni bir sataşma talebi var.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Hayır, hayır yapmıyorum... Yapmayacağım, hiç merak etmeyin.
BAŞKAN - Lütfen, rica ediyorum...
İNCİ GÜLSER ÖZDEMİR (İstanbul) - Sayın Başkan, ne alakası var!..
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Bu Grubu, biz yönetiriz. O nedenle, ben Sayın Bakanın icraatını eleştirebilirim; ama, nasıl bakanlık yapması gerektiğini uyarmak, benim hakkım da değildir, haddim de değildir. (AK Parti sıralarından gürültüler) O nedenle, bu Grubun nasıl çalışacağını söylemek, yönlendirmek Sayın Bakanın hakkı da değildir, haddi de değildir değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)
Biz, sizin Grubunuzun, değerli arkadaşlarım tarafından şöyle veya böyle nasıl yönetildiğine dair söz söyleme hakkına sahip değiliz. Hepimizin yetkisi var, sorumluluğu var.
Değerli arkadaşlarım, bazı şeyler çok geride kaldı. Bu Pravda edebiyatı filan, Sayın Bakanın çocukluğunda kaldı. Şimdi, Pravda'yı kimse okumuyor.
BAŞKAN - Sayın Özyürek, bakın, yeni bir sataşmaya meydan vermeyelim. (AK Parti sıralarından "Sataşılıyor" sesleri)
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) - Ne alakası var Sayın Başkan!
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Hayır, hayır...
Şimdi, o nedenle, atamalarla ilgili, diğer konularla ilgili, bunların hepsini tartışabiliriz; ama, bizim Grubumuzla ilgili -zabıtlarda- inşallah öyle bir şey söylememiştir, eğer, o anlamda bir şey söylemişse, biz de, Sayın Bakan için dava açma hakkımızı koruruz; çünkü, bu Mecliste hiç kimse zihinsel özürlü olmaz, olamaz; hiç kimse bunu söyleyemez, söyleme hakkına sahip değildir.
Bir diğer nokta, Sayın Bakan kendine göre Anayasayı da değiştirir, yasaları da değiştirir, Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı vardır yoktur, onların bizim işimiz değildir; ama, bildiğimiz bir şey var, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanını ziyaret etmiştir, ziyaretinde, Sayın Genel Başkanımız Türkiye'nin, bugünkü ağır şartları içinde böylesine değişikliklerle vakit geçirmemesini, toplumu gerilimlere sokmaması gerektiğini söylemiştir; ama, Sayın Bakan, burada, geldiler "Sayın Genel Başkan bana dediler ki 'komisyon kuruyoruz, bu konuları görüşelim'" dediler. Herhalde, Sayın Genel Başkan komisyon kuracak olsa, ilk önce bizim haberimiz olur. Böyle bir şey söz konusu değildir. Biz, bugün şartları içinde, toplumda bunca dert varken, bir de YÖK gerilimi yaşanmasını doğru bulmuyoruz. Sayın Genel Başkanımız da, kendilerine, böyle söylemişlerdir; ama, ben, Sayın Bakanın takdirlerine karışamam; toplumu germek istiyorsa, toplumu böylesine bir gerilim ortamına sokmak istiyorsa, takdir kendisinindir. (AK Parti sıralarından gürültüler)
Değerli arkadaşlarım, eğer, birbirimize tahammül edeceksek, Sayın Bakanlarımız, bütçeleri çıkarken, gelip bize hakaret etmeyeceklerse, biz, burada, anlayış içerisinde, bu müzakereleri yürütürüz; ama, Sayın Mumcu'nun yaptığı gibi, başka bakanlardan da buna benzer tavırlar olacaksa, bizim, bu Mecliste hiç yerimiz yok, terk eder gideriz, herkes kaderiyle baş başa kalır.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar )
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özyürek.
|