|
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 1. Yasama Yılı
110. Birleşim 23/Temmuz /2003 Çarşamba
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)- Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Orman Bakanının Grubumuza dönük suçlamaları nedeniyle söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, Bakanlık ciddî bir iştir. Biz, bakanları sözüne güvenilen insanlar olarak görürüz ve bir bakan buraya çıkıp konuştuğu zaman "siz ne komisyonda ne de Genel Kurulda hiçbir öneri getirmediniz, hiçbir çözüm getirmediniz" dediği zaman dönüp şöyle bir düşündük, şöyle bir baktık. Acaba, biz hafızamızı mı kaybettik yoksa Sayın Bakan, bir bakana yakışmayacak şekilde, sadece muhalefet partisini suçlayabilmek için olayları çarpıtıyor mu?!
Değerli arkadaşlarım, bütün bu Meclis tutanakları herkesin emrindedir; komisyon görüşmelerindeki tutanaklar, önergeler, herkesin emrindedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, biz, Anayasa değişikliği burada ilk görüşülürken, çok net, çok somut önerilerde bulunduk ve ne yazık ki, sizlerin oylarıyla bunlar reddedildi.
Şimdi, bunlardan bir tanesini hemen söyleyeyim. Sayın Kuzu biraz önce buraya geldi, dedi ki: "169 uncu maddede değişiklik yapılmasına, 'işlettirilir' ifadesinin bulunmasına muhalefet de itiraz ediyordu, Cumhurbaşkanı da karşı çıkıyordu; onun için, yeni getirdiğimiz öneride 169'u tasarıdan çıkardık." Daha, sizin Anayasa Komisyonu Başkanınız, Cumhuriyet Halk Partisinin önerisiyle önemli bir adım attığını söyledi. Başka şahide lüzum var mı değerli arkadaşlarım?! (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, burada, pek çok önerge verdik. Dedik ki: "Orman köylüsü, yıllardır o topraklarda yaşıyor, ekiyor, dikiyor. Bu toprakları, o fakir köylüye, zaten geçim sıkıntısı çeken, akşam evine ekmek bile götüremeyen o insana satamazsın, bu araziyi satamazsın. Geliniz, bunu, ücretsiz, bedelsiz ona vereceğinize dair önergemizi kabul edin." Ne yaptınız; reddettiniz değerli arkadaşlarım. (CHP sıralarından alkışlar)
İşte, önergeler burada. Merak eden, gider, tutanaklardan alır. Onun için, bir bakan böyle heyecana kapılıp, bir muhalefet partisine gerçekdışı suçlamalar yapamaz. Yaparsa, o bakanın inandırıcılığı kaybolur değerli arkadaşlarım. Şimdi, Sayın Bakan dedi ki: "Siz de masum değilsiniz." Değerli arkadaşlarım, biz, her konuyu delilleriyle söylüyoruz. Sayın Bakanla ilgili iddia, 52 dönümlük 2/B alanındaki arsası, Sayın Bakan da burada kabul etti. Siz, doğru buluyorsunuz, biz yanlış buluyoruz; ama, biz, iftira atmıyoruz. Sayın Pepe, burada bir grubu suçlamıştır, "siz de masum değilsiniz" demiştir. Kim suçluysa... (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir saniye Sayın Özyürek. Buyurun, konuşmanızı tamamlar mısınız.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - ...bu suçlamanızı açık bir şekilde söylemezseniz ve bunu ispat etmezseniz, siz, müfterisiniz Sayın Bakan! Sizi müfteri olarak ilan ediyorum! (CHP sıralarından alkışlar; AK Parti sıralarından gürültüler)
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Kocaeli) - Günü geldiği zaman göreceksiniz!
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Şimdi, burada bulunan...
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Açıklarsa ne olacak, ne yapacaksınız?
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Açıklarsa, biz cevabını veririz. Kimse o arkadaşımız, derhal dokunulmazlığının kaldırılmasını biz taahhüt ederiz, yargıya gidip, aklanmasını sağlarız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Siz de taahhüt ediyor musunuz, dosyası olan arkadaşlarınızı, Başbakanınız dahil, yargıya gönderebiliyor musunuz?! (CHP sıralarından alkışlar)
CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Yuvacık Barajına bak!.. Yuvacık Barajına!..
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Sizden beklediğimiz, kaç tane dosya varsa -83 tane dosya var deniliyor- geliniz, hepsinin dokunulmazlığını kaldıralım; gitsinler, yargıda hesap versinler.
Yuvacık Barajı diyen arkadaşlarıma söylüyorum: Yuvacık Barajıyla ilgili, biz, dokunulmazlığın kaldırılması talebini tekrarlıyoruz; Sayın Sefa Sirmen de dokunulmazlığının kaldırılmasına dair talepte bulunmuştur. Sizde dosyası olan arkadaşlarımız ve AKP Grubu taahhüt etsin, yarın hepsinin dokunulmazlığını kaldıralım ve doğru yargıya gitsin, hesap versin. Onun için, Sayın Bakanın böyle genel nitelikli suçlamalarla bizi yıldırması mümkün değildir. Pırıl pırıl insanların partisidir Cumhuriyet Halk Partisi... (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Cumhuriyeti kurmuş olan partidir ve...
(Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurul Salonuna gelmesi nedeniyle AK Parti sıralarından ayakta alkışlar) Ben de arkadaşlar beni alkışlıyor zannettim de (gülüşmeler) nihayet beni dinleye dinleye AKP Grubunun da dürüstlüğe prim vereceğini zannetmiştim, ama, yanılmışım.
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Her zaman veririz...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, Türkiye ne zaman düzlüğe çıkar biliyor musunuz: Türkiye, dürüstlükten, namustan yana tavır koyduğu zaman...
İNCİ GÜLSER ÖZDEMİR (İstanbul) - Yani AK Parti...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - ... birinin dosyası buraya geldiğinde, ertesi gün yargıya gidip aklanma fırsatı tanıdığınız zaman düzlüğe çıkar.. Onun için, biz, kimin dosyası varsa -Genel Başkanımız dahil, ben dahil, bütün arkadaşlarım dahil- getirin dosyaları, ertesi gün firesiz oy vermeyi biz taahhüt ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Siz de kimin dosyası varsa, buraya gelince ertesi gün kaldırıp mahkemeye gitmeyi taahhüt ediyorsanız, o zaman suçlamaya hakkınız vardır.
BAŞKAN - Sayın Özyürek, toparlarmısınız!
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.
Bunları yapmayıp, böyle genel suçlamalarla, kim yapıyorsa, kim iftira atıyorsa, biz onu, Sayın Bakana söylediğim gibi, müfteri olarak ilan ediyoruz. Herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, Sayın Bakan diyor ki, yahu, öyle bir zaman da seçiyor ki, kamuoyunun, bütün halkımızın, insanımızın, yanan ormanlarla beraber içi yanıyor, Sayın Bakan diyor ki: "Bizim zamanımızda yanan orman filan yok, nerede orman yangını çıkmışsa ben ertesi gün oraları ağaçlandırıyorum." İnsaf Sayın Bakan. Hadi, gazete de mi okumuyorsunuz, televizyon da mı seyretmiyorsunuz. Arada bir, sadece gazetecilere promosyon yapmak için, helikopterle İstanbul semalarında tur atıncaya kadar şu yanan ormanların üzerinde de bir tur atın da biraz çare bulun. Şu ülke sizin zamanınızdaki kadar hiçbir dönemde orman yangınına tanık olmamıştır. (AK Parti sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sayın Özyürek... Sayın Özyürek...
CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Hani doğruları söyleyecektin?
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Doğruları söylüyorum.
CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Bunlar doğrular değil ki.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkan, 10 dakika oldu.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, burada belli resimler var. Samanlı Dağlarında kimler o güzelim ormanları kesiyor, kimler villa yapıyor? Bunları da Sayın Bakan araştırsın da, lütfen, sizleri aydınlatsın.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özyürek.
|